Bir vahyin gölgesine sığınır gibi hayallerim ....

11/6/2009 - Bilsen !

 

   ...Bir bilsem...

     ...Ne zamandasın..

       ...Ve keşke bilebilsem..

         ...O hangi zamanın hangi ânındasın..

           ...Yapılamayan içimdeki tek yarasın..

             ...Ve dâhi yaramın içindeki dermânsın..

               ...Can acıyor, seni görünce, seni çizince ve çizipde bilemeyince..

                 ...El titriyor hakkını veremeyince..

                   ...Kalpler kırılıyor, kırılan kalbimi tamir ettirince..

                      ...Gel, ne olur gel, dertsizliğimin dermânı..

                         ...Bencilliğimin, izâhı..

                            ...Kırdığım kalplerin fermânı..

                              ...Ve sayamadığım herşeyin ilacı...

                                 ...Ne olur gel..

                                  

                                                                                  pacella..

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/1/2008 - Ey Sevgili

Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği
Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Uzatma dünya sürgünümü benim
Güneşi bahardan koparıp
Aşkın bu en onulmazından koparıp
Bir tuz bulutu gibi
Savuran yüreğime
Ah uzatma dünya sürgünümü benim
Nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil
Ayaklarımdan belli
Lambalar eğri
Aynalar akrep meleği
Zaman çarpılmış atın son hayali
Ev miras değil mirasın hayaleti
Ey gönlümün doğurduğu
Büyüttüğü emzirdiği
Kuş tüyünden
Ve kuş sütünden
Geceler ve gündüzlerde
İnsanlığa anıt gibi yükselttiği
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Bütün şiirlerde söylediğim sensin
Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin
Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım Salome'nin Belkıs'ın
Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisin
Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için
Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini
Deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini
Ey gönüllerin en yumuşağı en derini
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Yıllar geçti saban olumsuz iz bıraktı toprakta
Yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında
Çatı katlarında bodrum katlarında
Gölgendi gecemi aydınlatan eşsiz lamba
Hep Kanlıca'da Emirgan'da
Kandilli'nin kurşuni şafaklarında
Seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında
Şimdi onun birdenbire gelen sonbaharında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Ey çağdaş Kudüs (Meryem)
Ey sırrını gönlünde taşıyan Mısır (Züleyha)
Ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Dağların yıkılışını gördüm bir Venüs bardağında
Köle gibi satıldım pazarlar pazarında
Güneşin sarardığını gördüm Konstantin duvarında
Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında
Gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında
Ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda
Verilmemiş hesapların korkusuyla
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
Aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır
Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır
Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
Senden ümit kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır


Sevgili
En sevgili
Ey sevgili

Sezai Karakoç

 

 

 
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/1/2008 -

 

Kalbinin durağında eyleşmeden geçiver
verimli kuluçkada peydahlanan balçığın
tahammülsüz atların sırtına bindirildi

bırak da can çekişsin bir alabalık gibi
ruhun kirli sularda gözeyi anımsama
künyende tabiatı hatırlatan ne varsa
rendele hafiflesin boynundaki ağırlık

çocukluğunun masal küresinden sökülmüş
ülkelerini bir bir geçir madeni ipten
ve bu afyonlu çağın mabedinde tesbih çek


güle ve aşka veda
güle ve aşka veda
güle ve aşka veda.

 

ALİ AYÇİL

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/2/2007 -

 

Vefa her kimseden kim istedim ondan cefa gördüm

Kimi kim bîvefa dünyada gördüm bîvefa gördüm 

Kime kim derdimi izhar kıldım isteyip derman

Özümden bin beter derd ü belaya mübtela gördüm 

Mükedder hatırımdan kılmadı bir kimse gam def'in

Safadan dem uran hemdemleri ehl-i riya gördüm 

Ayak bastım reh-i ümmide, sergerdanlık el verdi

Emel serriştesin tuttum elimde ejderha gördüm 

Fuzûlî ayb kılma yüz çevirsem ehl-i âlemden

Neden kim her kime yüz tuttum andan yüz bela gördüm

 

FUZULİ

 

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/2/2007 -

 

Önce sen gittin

sonra kararan bulutlar içinde kuşlar

Akşamdı

ve gün perdelerini çekmemişti daha

Taze çiçekler seriliydi tezgahlarda

söz verilmiş sevdalar taşıyordu vapurlar

Bulutları, ağaçları ve denizi bırakıp ardında

vedasız gittin

Sararan yapraklarıyla adını öğrendiğim

bu hazan mevsiminin akşamıydı gidişinin tek tanığı

Oysa güneşli günler içinde mutlu sonları olan

yarım sevdaların yaşanmadığı çocukluğumdan kalma

kırk geceden bin bir geceye uzayan

masallar vardı aklımda

Sevdaya özlemli bin yıllık yalnızlığımdan sonra

büyülü bir akşam zamanı

suyun yaprağa dokunuşu kadar dayanılmaz

mutsuz biten bir destan olur gidişinle yaşanan

Hüzünlü ve yalnızlık dolu bakışlarım

gözpınarlarını açmaya hazırlanırken

Avuçlarımda sıcaklığın azaldı önce

kulaklarımdan sesin, yanağımda busen

Bir cenazeyi kaldırır gibi, sonra yüreğimden sen gittin

Şimdi hayallerim ve düşlerimdir sana dair yarım kalan

ve güneşin karanlığa mahkum olduğu saatlerde

sol yanıma apansız giren sancılar

Rüzgar, unutulmuş bir matem havasını bırakırken kaldırımlara

çocukluğum ve delikanlılık günlerimdir dipsiz kuyularda kaybolan

Hüzünlü ve yalnızlık dolu bakışlarım yağmurlanırken

bir ince sızı olursun yüreğimden akan...

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Yüreğimdeki kor soğukluğu nereye sığdırsam eliflenmiş duygularımın asmalarına tutunup Her gece gözlerim buğulanırken isbahın fısıtltısıyla sesleniyorum sana Ve hala direniyorum yokluğuna tüm mevsimsizliğime rağmen. Çağıl çağıl akan nehirlerin hıçkırırcasına yağan yağmurların en hızlı takipçisi oldu gözlerim. Hala gözlerimde taze kalan bir nem. Hala söylemekten bıkmadığım hazin bir beste. Anlamadığın...

Bağlantılar

• Ana Sayfa
• Profilim
• Arşiv
• e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

• mehmetakif
• damlalaraltinda
• edebiyatvakti
• kiriktesti
• fuadyusufoglu
• bedraka
• unzilecekim
• zikrullah
• subebegi
• vaktimesk
• mafrak
• mai siyah
• beydaba
• dosttfm
• kemaliyemiz
• hakanilhankurt
• aisha88
• gmzlm
• cecenistan61
• ademyakub
• dilsizmutercim
• sonsuzruh
• sabrifunclub
• sevinlibebek