4/2/2007 -

Önce sen gittin
sonra kararan bulutlar içinde kuşlar
Akşamdı
ve gün perdelerini çekmemişti daha
Taze çiçekler seriliydi tezgahlarda
söz verilmiş sevdalar taşıyordu vapurlar
Bulutları, ağaçları ve denizi bırakıp ardında
vedasız gittin
Sararan yapraklarıyla adını öğrendiğim
bu hazan mevsiminin akşamıydı gidişinin tek tanığı
Oysa güneşli günler içinde mutlu sonları olan
yarım sevdaların yaşanmadığı çocukluğumdan kalma
kırk geceden bin bir geceye uzayan
masallar vardı aklımda
Sevdaya özlemli bin yıllık yalnızlığımdan sonra
büyülü bir akşam zamanı
suyun yaprağa dokunuşu kadar dayanılmaz
mutsuz biten bir destan olur gidişinle yaşanan
Hüzünlü ve yalnızlık dolu bakışlarım
gözpınarlarını açmaya hazırlanırken
Avuçlarımda sıcaklığın azaldı önce
kulaklarımdan sesin, yanağımda busen
Bir cenazeyi kaldırır gibi, sonra yüreğimden sen gittin
Şimdi hayallerim ve düşlerimdir sana dair yarım kalan
ve güneşin karanlığa mahkum olduğu saatlerde
sol yanıma apansız giren sancılar
Rüzgar, unutulmuş bir matem havasını bırakırken kaldırımlara
çocukluğum ve delikanlılık günlerimdir dipsiz kuyularda kaybolan
Hüzünlü ve yalnızlık dolu bakışlarım yağmurlanırken
bir ince sızı olursun yüreğimden akan...
|